Kısa Bilgiler https://www.kisabilgi.org www.kisabilgi.org Fri, 26 Oct 2018 14:15:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.4 Toplum İçin Çalışan Vakıflar nelerdir ? https://www.kisabilgi.org/toplum-icin-calisan-vakiflar-nelerdir https://www.kisabilgi.org/toplum-icin-calisan-vakiflar-nelerdir#comments Tue, 04 Mar 2014 19:29:00 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2520 Toplum İçin Çalışan Vakıflar Varlıklar TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele ve Ağaçlandırma) Vakfı Kaybolan geleceği kurtarmak  açlık ve yoksulluğu gidererek topraktan gelen toplumsal barışı sağlamak için; • Erozyon  çoraklaşma  çölleşme  kirlilik  hatalı tarım teknikleri ve amaç dışı arazi kullanımını önlemek • Doğal varlıkların tahribine yönelik ulusal ve uluslararası her türlü idari  siyasi ve ekonomik baskılara karşı mücadele etmek ve sorunlara çözüm önermek • Doğal varlıkların korunmasına yönelik politikaların hükümetlerce […]

The post Toplum İçin Çalışan Vakıflar nelerdir ? appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Toplum İçin Çalışan Vakıflar Varlıklar

tema-vakfi
TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele ve Ağaçlandırma) Vakfı

Kaybolan geleceği kurtarmak  açlık ve yoksulluğu gidererek topraktan gelen toplumsal barışı sağlamak için;
• Erozyon  çoraklaşma  çölleşme  kirlilik  hatalı tarım teknikleri ve amaç dışı arazi kullanımını önlemek
• Doğal varlıkların tahribine yönelik ulusal ve uluslararası her türlü idari  siyasi ve ekonomik
baskılara karşı mücadele etmek ve sorunlara çözüm
önermek
• Doğal varlıkların korunmasına yönelik politikaların hükümetlerce üretilmesini  gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını  uygulanmasını ve uluslararası anlaşmalara uyulmasını sağlayacak bilinçli ve etkin kamuoyu oluşturmak.
• Biyolojik çeşitlilik  toprak  su ve diğer doğal kaynakların korunması  verimli kılınması ve sürdürülebilir yönetimini gerçekleştirmeyi amaçlamıştır.
TEV-Türk Eğitim Vakfı
Türk Eğitim Vakfı

1967 yılından bu yana hizmet veren vakıf  eğitime gönül vermiş aydın kişiler ve iş adamlarının katkılarıyla kurulmuştur.
Vakfın amacı  maddi desteğe ihtiyacı olan başarılı öğrencilere burs vermek  okul  öğrenci yurdu ve merkezleri açmak  eğitim ve öğretim alanında araştırmalar yapmak  millî eğitime destek olmaktır.
losev-Lösemili çocuklar vakfı logosu
LÖSEV (Lösemili Çocuklar Vakfı)

LÖSEV’in ilk amacı  lösemili ve kan hastası çocukların eğitim ve sağlık başta  olmak üzere her türlü ihtiyaçlarının sağlanmasına yardımcı olmaktır. Vakfın diğer  önemli amacı ise kan hastalıkları konusunda ulusal düzeyde tedavi  eğitim ve LÖSEV araştırma kurumları kurmak ve işletmektir.
LÖSEV  gerçekleştirdiği tüm faaliyetlerde; lösemi hastalığını tanıtmayı  lösemili çocukların ve ailelerinin sıkıntılarını topluma aktarmayı ve toplumu bilinçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Türk Kalp Vakfı
Türk Kalp Vakfı
Bir grup hayırseverin 1975 yılında kalp sağlığını geliştirme düşüncesi ile kurduğu bir vakıftır. Vakıf sağlık sigortasından mahrum olan insanlara ucuz veya ücretsiz kalp muayeneleri yapmaktadır.
Eğitim Gönüllüleri Vakfı
Eğitim Gönüllüleri Vakfı

Vakfın kuruluş nedeni  devlet tarafından verilen temel eğitime katkıda bulunmaktır. Buradan yola çıkarak oluşturdukları donanımlı eğitim ortamlarına kendi desteği ile gelen 7-16 yaş grubu çocukları gönüllüleri ile eğitmektedirler. Çocukları geleceğe hazırlar. Bağışçılarının katkılarıyla sürdürdüğü bu faaliyetler hakkında kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirir. Eğitim Gönüllüleri Vakfının misyonu şudur:
Çocuklarımızın; cumhuriyetin temel ilke ve değerlerine bağlı  akılcı  sağduyulu  öz güven sahibi  düşünen  sorgulayan kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen  barışçı  farklı düşünce ve inançlara saygılı  insan ilişkilerinde cinsiyet  ırk  din dil farkı gözetmeyen bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunacak okul dışı eğitim programları oluşturmak ve uygulamaktır.
ilk_yar-İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı
İlkyar (İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı)

• Özellikle köy çocuklarına okuma heyecanı ve eğitimini daha ileri  düzeyde sürdürme motivasyonu kazandırmak eğitimlerine katkıda bulunmak  ve bu faaliyetin her aşamasını  hiçbir politik kaygı taşımadan ve insanların eşit olduğu ilkesinden yola çıkarak uygulamak
• Köylere kitap yardımı yapmak  öğretmenler için programlar düzenlemek  özellikle köy okullarına  çocuklarda okuma heyecanı ve eğitimini ileri düzeylerde sürdürme motivasyonu kazandırmak amacıyla her türlü yardımda bulunmak  çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetler düzenlemektir.
AKUT-Arama Kurtarma Derneği
AKUT (Arama Kurtarma Derneği)

Başlangıçta temel hedefi dağ ve diğer doğa koşullarında doğru ve etkin arama ve kurtarma faaliyetleri düzenlemekti.
1997 yılı Ocak ayında deprem eğitimini  haziran ayında ise ilk sel eğitimini almaya başlayan AKUT  böylece talep edildiği takdirde doğal afetlerde de ilgili resmî kurumlara yardımcı olabilir hâle geldi.
AKUT  gönüllü çalışanlarıyla yardıma ihtiyacı olan kişilere en kısa sürede ulaşmak  yardım için gereken en uygun koşulları sağlamak  kazazedenin temel ilk yardım desteğini sağlamak ve can kaybını en aza indirmeyi amaçlamıştır.
ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı)
ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı)

Ülkemizin doğal ve kültürel mirasını korumak amacıyla kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. ÇEKÜL  doğal ve kültürel çevreyi korumak için “kent  havza  bölge  ülke” ölçeğinde projeler geliştirmektedir.

The post Toplum İçin Çalışan Vakıflar nelerdir ? appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/toplum-icin-calisan-vakiflar-nelerdir/feed 2
Hemşire Olmak İçin Ne Yapmalıyız ? https://www.kisabilgi.org/hemsire-olmak-icin-ne-yapmaliyiz https://www.kisabilgi.org/hemsire-olmak-icin-ne-yapmaliyiz#respond Tue, 04 Mar 2014 19:05:04 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2515 Hemşire Olmak İçin Ne Yapmalıyız ?   Hemşire Olmak İçin Ne Yapmalıyız ? Hemşire olmaya karar veren kişilerin öncelikle lise eğitiminden itibaren bu eğitimi veren okullarda okumaları daha faydalı olacaktır. Ülkemizde sağlık meslek liselerinin “hemşirelik” bölümlerinde eğitim alan öğrenciler, okuldan mezun olduktan sonra her hastane tarafından kolaylıkla işe başlayabilmektedir. Önlisans eğitimini de devam ettirmek isteyenler bu okullardan […]

The post Hemşire Olmak İçin Ne Yapmalıyız ? appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Hemşire Olmak İçin Ne Yapmalıyız ?

hemşire-sus-işareti

 

Hemşire Olmak İçin Ne Yapmalıyız ?

Hemşire olmaya karar veren kişilerin öncelikle lise eğitiminden itibaren bu eğitimi veren okullarda okumaları daha faydalı olacaktır. Ülkemizde sağlık meslek liselerinin “hemşirelik” bölümlerinde eğitim alan öğrenciler, okuldan mezun olduktan sonra her hastane tarafından kolaylıkla işe başlayabilmektedir. Önlisans eğitimini de devam ettirmek isteyenler bu okullardan mezun olup sınavsız geçiş haklarını kullanarak bir üniversitenin tıp fakültesine bağlı bir sağlık yüksekokulunda yine hemşirelik alanında eğitim alarak kendini geliştirebilir.

Eğer hemşire olmak isteyen ancak sağlık meslek liselerinden mezun olmayan öğrencilere de hemşirelik yolu kapalı değildir. Merkezi sınava girip yeterli puanı aldıktan sonra yine bir sağlık yüksekokulunu tercih edip buradan mezun olunca hemşire unvanına sahip olabilirler.

Yüksekokullarda hemşirelik programının öğrenim süresi iki yıldır. Mezun olduktan sonra iş olanakları oldukça geniştir. Ülkemizde gelişen sağlık sektöründe yetişmiş eleman açığı bulunmaktadır. Bu nedenle okulu bitirdikten hemen sonra iş sahibi olabilirsiniz. Zamanla işinizde uzmanlaşırsanız kariyerinize baş hemşire, baş hemşire yardımcılığı gibi unvanlarla devam edebilirsiniz.

Hemşirenin görevleri nelerdir ?

–        Hasta kabul

–        Hastayı tedaviye hazırlama

–        Acil durumlarda ilk müdahaleyi yapma

–        Hastaya aşı yapma, serum takma

–        Tansiyon ve vücut ısısı ölçme,

–        Hastayla ilgili tuttuğu raporu doktora iletme

–        Doktorun uygulamasını istediği tedavi yöntemini uygulamak.

The post Hemşire Olmak İçin Ne Yapmalıyız ? appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/hemsire-olmak-icin-ne-yapmaliyiz/feed 0
Stephen Hawking’in hayatı https://www.kisabilgi.org/stephen-hawkingin-hayati https://www.kisabilgi.org/stephen-hawkingin-hayati#respond Tue, 04 Mar 2014 19:01:34 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2511 Stephen Hawking’in hayatı özet kısa bilgi Prof. Dr. Stephen Hawking, CH(Order of the Companions of Honour Nişanı), CBE(Britanya İmparatorluk Nişanı), FRS(Royal Society Nişanı) almıştır. (doğum tarihi 8 Ocak 1942, Oxford) İngiliz fizikçi, evren bilimci, astronom, teorisyen ve yazar. Hawking sekiz yaşındayken, Kuzey Londra’dan 20 mil uzaktaki St Albans’a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının […]

The post Stephen Hawking’in hayatı appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Stephen Hawking’in hayatı özet kısa bilgi

stephen-hawking

Prof. Dr. Stephen Hawking, CH(Order of the Companions of Honour Nişanı), CBE(Britanya İmparatorluk Nişanı), FRS(Royal Society Nişanı) almıştır. (doğum tarihi 8 Ocak 1942, Oxford) İngiliz fizikçi, evren bilimci, astronom, teorisyen ve yazar.

Hawking sekiz yaşındayken, Kuzey Londra’dan 20 mil uzaktaki St Albans’a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evren bilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge’e gitti. O zamanlar Oxford’da evren bilimi üzerine çalışma yoktu. Cambridge’de danışman olarak Fred Hoyle’u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College’de profesör asistanı oldu. 1973’de Gök bilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra Hawking uygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979’dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlemento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669’da Isaac Newton’a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein’ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang’le başlayıp kara deliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı’nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucu da kara deliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olmadığıydı. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesin de meydana geldiği anlamına geliyordu.

Stephen Hawking 1960’ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking’i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkum etti. Ünlü bilim insanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden ve ailesinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elektronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir.Stephen Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. 12 onur derecesi almıştır. 1982’de CBE ile ödüllendirilmiş, bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society’nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi) üyesidir.

Stephen Hawking yazdığı çocuk kitaplarıyla birlikte çocukları etkileyip onları evren bilime yanaştırmıştır. Yazdığı kitaplar çocukların hayal dünyasını da genişletmiştir.

Stephen Hawking  (ölüm tarihi: 14 Mart 2018) tarihin de Cambridge, Birleşik Krallık’ta  76 Yaşında hayata veda etmiştir.

Stephen Hawking’in Eserleri Bazı kitapları

  • The Large Scale Structure of Spacetime, 1973
  • General Relativity: An Einstein Centenary Survey, 1979
  • Superspace and Supergravity, 1981
  • A brief history of time (Zamanın kısa tarihi: dünya çapında en çok yankı uyandıran ve en çok tanınan kitabı)
  • Black Holes and Baby Universes and Other Essays 

Stephen Hawking aile fotoğrafı

 stephan hawking aile fotografı

The post Stephen Hawking’in hayatı appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/stephen-hawkingin-hayati/feed 0
Marie Curie ingilizce hayatı https://www.kisabilgi.org/marie-curie-ingilizce-hayati https://www.kisabilgi.org/marie-curie-ingilizce-hayati#respond Mon, 03 Mar 2014 18:15:03 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2508 Marie Curie’nin ingilizce kısa hayatı özet About Marie Curie Marie Curie, Pierre Curie, physicist and science and got married to have my case with their life. Even with the first won the Nobel Prize. However, Pierre Curie died crushed under a gun at his car. After this incident investigation, now Madame Curie continued to single-handedly. […]

The post Marie Curie ingilizce hayatı appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Marie Curie’nin ingilizce kısa hayatı özet

Marie Curie ingilizce

About Marie Curie

Marie Curie, Pierre Curie, physicist and science and got married to have my case with their life. Even with the first won the Nobel Prize. However, Pierre Curie died crushed under a gun at his car. After this incident investigation, now Madame Curie continued to single-handedly.

For more than three years to be able to get 0.1 grams of pure radyumkloruru hard. We finally got what he wanted. However, a pure compound of polonium could never isolated, because polonium half-life of only 138 days. He obtained these substances Teme When working, and I must say that we know was using separation methods slipping uranium uranium lie. Was exposed to radiation-induced cancer in the year 1934.Marie Skłodowska-Curie, often referred to as Marie Curie or Madame Curie (7 November 1867 – 4 July 1934), was a Polish physicist and chemist, working mainly in France, who is famous for her pioneering research on radioactivity. She was the first woman to win a Nobel Prize, the only woman to win in two fields, and the only person to win in multiple sciences. She was also the first female professor at the University of Paris(La Sorbonne), and in 1995 became the first woman to be entombed on her own merits in Paris’ Panthéon.

The post Marie Curie ingilizce hayatı appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/marie-curie-ingilizce-hayati/feed 0
Kuru Fasulyenin Faydaları https://www.kisabilgi.org/kuru-fasulyenin-faydalari https://www.kisabilgi.org/kuru-fasulyenin-faydalari#respond Mon, 03 Mar 2014 18:11:27 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2505 Kuru Fasulyenin Faydaları nelerdir Baklagiller familyasından olan kuru fasulye, içerdiği protein miktarı ve lifli yapısı ile oldukça değerli bir besindir. Kuru fasulye, neredeyse kırmızı etin karşıladığı proteinin tamamını karşılar. Ayrıca lifli yapısı sayesinde insan sağlığına birçok yönden fayda sağlar. Kuru fasulyeyi pişirmeden önce en az 8 saat suda bekletmek ve pişerken de üzerinde oluşan köpüğü […]

The post Kuru Fasulyenin Faydaları appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Kuru Fasulyenin Faydaları nelerdir

Kuru Fasulye

Baklagiller familyasından olan kuru fasulye, içerdiği protein miktarı ve lifli yapısı ile oldukça değerli bir besindir.

Kuru fasulye, neredeyse kırmızı etin karşıladığı proteinin tamamını karşılar. Ayrıca lifli yapısı sayesinde insan sağlığına birçok yönden fayda sağlar.

Kuru fasulyeyi pişirmeden önce en az 8 saat suda bekletmek ve pişerken de üzerinde oluşan köpüğü almak içerdiği vitamin ve minerallerin korunmasını sağlar.

Türkiye’de özellikle sulu yapılan kuru fasulye oldukça meşhurdur. Ayrıca kuru fasulyeden yapılan piyaz da Türk mutfağının önemli salatalarından biridir.

Faydaları

  • Kalp sağlığını korur.
  • Kalp krizi riskini azaltır.
  • Kemik yapısının güçlenmesine yardımcı olur.
  • Kan şekerini kontrol altında tutar.
  • Sinir sistemine iyi gelir.
  • Mide ve bağırsak sağlığını korur.
  • Bağırsakların çalışmasını sağlar.
  • Kandaki kötü kolesterolü düşürür.

The post Kuru Fasulyenin Faydaları appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/kuru-fasulyenin-faydalari/feed 0
Nurullah Ataç’ın hayatı https://www.kisabilgi.org/nurullah-atacin-hayati https://www.kisabilgi.org/nurullah-atacin-hayati#respond Mon, 03 Mar 2014 18:09:22 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2502 Nurullah Ataç’ın hayatının kısa özeti NURULLAH ATAÇ HAYATI 21 Ağustos 1898 tarihinde İstanbul Beylerbeyi’nde doğdu.İlkokuldan sonra dört yıl kadar Galatasaray Sultanisi’ne, sonra da bir süre Edebiyat Fakültesi’ ne (1922) gittiyse de Fransızca öğrenmesi ve yetişmesi okullarda değil, kendi kendine ve özeldir. 1921′ de Nişantaşı Lisesi’nde Fransızca okutarak başladığı öğretmenlik hayatı, 1925/26 arası Ticaret Vekaleti’ ndeki görevi bir yana […]

The post Nurullah Ataç’ın hayatı appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Nurullah Ataç’ın hayatının kısa özeti

Nurullah Ataç
NURULLAH ATAÇ HAYATI

21 Ağustos 1898 tarihinde İstanbul Beylerbeyi’nde doğdu.İlkokuldan sonra dört yıl kadar Galatasaray Sultanisi’ne, sonra da bir süre Edebiyat Fakültesi’ ne (1922) gittiyse de Fransızca öğrenmesi ve yetişmesi okullarda değil, kendi kendine ve özeldir. 1921′ de Nişantaşı Lisesi’nde Fransızca okutarak başladığı öğretmenlik hayatı, 1925/26 arası Ticaret Vekaleti’ ndeki görevi bir yana hep Milli Eğitim Bakanlığı’ na bağlı olarak İstanbul, Adana ve Ankara’ da 31 Mayıs 1945′ e kadar sürdü, sonra Cunhurbaşkanlığı Mütercimliği’ ne geçerek emekliye ayrılıncaya kadar ( 7 Şubat 1951 ) bu görevde çalıştı. 17 Mayıs 1957 tarihinde öldü.

Edebiyat dünyasında ilkin Dergah dergisinde yayımladığı şiirleri (1921-22, 6 şiir), makale ve tiyatro eleştirileriyle görünen Ataç, Cumhuriyet devrinde, yalnız deneme, eleştiri yazdı ve çeviriler yaptı. Yeni Şiir’ in, başta Cumhuriyet devri şairleri, genç sanatçıların tanınmasında öncülük etti. Türkçe’ nin özleşmesi, arınması için yılmadan savaştı, bu uğurda yazdığı yazılarda hiçbir yabancı söz kullanmadığı oldu, kendine özgü, devrik cümleleri çoğunlukta; yeni bir dil ve anlatım biçimi yarattı, genç yazarların çoğu onun etkisinde kaldılar. Kabul edilmiş değerleri yeniden ele alarak tartışmalara yol açması onun arayıcı olumlu yönlerinden biri oldu.

ESERLERİ

Yunan, Latin, Fransız, Rus klasik ve çağdaş yazarlarından elliye yakın çevirisi çıkmış olan Ataç’ ın deneme ve eleştirileri (ancak 1940′ dan sonra yazdıklarının bir kısmı) şu kitaplarda toplandı: Günlerin Getirdiği (1946), Karalama Defteri (1952), Sözden Söze (1952), Ararken (1954), Diyelim (1954), Söz Arasında (1957), Okuruma Mektuplar (1958), Günce (1960), Prospero ile Caliban (1961).Ataç’ın bütün eserleri, Varlık Yayınları arasında topluca yayımlandı, bu dizide yedi kitabını derleyen beş cilt çıktı (1967-1971). Türk Dil Kurumu da 1972′ de Günce’lerinin iki cildini yayımladı: İlk ciltte 1953-55, ikinci ciltte 1956-57 yıllarında yazdığı günceler derlendi. Bütün eserleri yeniden Yapı Kredi Yayınları’ nda basılıyor.

The post Nurullah Ataç’ın hayatı appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/nurullah-atacin-hayati/feed 0
Edgar Degas hayatı eserleri https://www.kisabilgi.org/edgar-degas-hayati-eserleri https://www.kisabilgi.org/edgar-degas-hayati-eserleri#respond Tue, 25 Feb 2014 09:36:07 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2496 Edgar Degas hayatı eserleri Edgar Degas Hangi akıma aittir. Edgar Degas (19 Temmuz 1834 – 27 Eylül 1917), tam adı Hilaire-Germain-Edgar Degas olan, Fransız ressam, heykeltıraş ve çizer. İzlenimcilikakımının kurucularından biri kabul edilse de ressam bu terimi reddedip gerçekçi olarak tanınmayı tercih ettiğini açıklamıştır. Tekniği başarılı bir ressam olan Degas, daha çok dans temalı resimleri ile tanındı. Çalışmalarının yarısından fazlası dansçılarla ilgiliydi. Bu çalışmaları aynı zamanda onun hareketin […]

The post Edgar Degas hayatı eserleri appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Edgar Degas hayatı eserleri

Edgar Degas

Edgar Degas Hangi akıma aittir.

Edgar Degas (19 Temmuz 1834 – 27 Eylül 1917), tam adı Hilaire-Germain-Edgar Degas olan, Fransız ressam, heykeltıraş ve çizer. İzlenimcilikakımının kurucularından biri kabul edilse de ressam bu terimi reddedip gerçekçi olarak tanınmayı tercih ettiğini açıklamıştır. Tekniği başarılı bir ressam olan Degas, daha çok dans temalı resimleri ile tanındı. Çalışmalarının yarısından fazlası dansçılarla ilgiliydi. Bu çalışmaları aynı zamanda onun hareketin betimlemesindeki ustalığını gösteriyordu. Dans kadar at yarışları ve çıplak kadınlar çizmekte de başarılıydı. Portreleri de sanat tarihinin en başarılarından kabul edilir.

Degas, kariyerinin başlarında tarihi temalar işleyen bir ressam olmayı istedi. Bu sebeple titiz bir akademik eğitim aldı ve klasik sanat üzerine çalıştı. Otuzlarının başlarına geldiğinde kararını değiştirdi. Böylece çağdaş konuları geleneksel metodlarla resmeden, modern yaşamın klasik ressamı haline geldi

Edgar Degas  en önemli eserleri nelerdir ?

Başlıca eserleri: Bellelli Ailesi (1859); Femme a la Potiche (Porselen Vazolu Kadın) 1872; New Orleans”ta Pamuk Pazarı (1872); Apsent İçenler (1876); Akşamüstü Kahvedeki Kadınlar; Yarışlarda Tribünlerin Önünde (1869-1872); Bale Provası (1874); Sahneye Davet Edilen Eli Buketli Balerin (1877); Ütücü Kadınlar (1884); Saçlarını Tarayan Kadınlar (1880-1885); Leğen (1886); tümü Paris, Musee de Jue de Paume; Kadın Şapkacısında 1885, Paris, Durand-Ruel Koleksiyonu); 14 Yaşındaki Küçük Balerin (bronz/heykel; 1881, Londra, Tate Gallery).

Edgar Degas hangi ülkede yaşadı

Edgar Degas meşhur bir Fransız ressamıdır. 1834 ile 1917 yılları arasında yaşamış, Paris”te doğup yine aynı yerde hayata veda etmiştir.

Edgar Degas resime nasıl başladı

Ressam çok küçük yaşlarda resme başladı. On sekiz yaşına geldiğinde evindeki bir odayı stüdyoya çevirdi ve Louvre’daki eserlerin kopyaları üzerine çalıştı. Fakat babası, onun hukuk okumasını istiyordu. Kasım 1853’te Paris’teki Hukuk Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. Ancak derslerinden geçmek için hiçbir çaba sarfetmiyordu. 1855 yılında Degas çok saygı duyduğu Jean Auguste Dominique Ingres ile tanıştı. Ingres ona “Çizgiler çiz genç adam. Pek çok çizgi.” tavsiyesinde bulundu. Aynı yılın Nisan ayında Degas, Ecole des Beaux-Arts’a (Güzel Sanatlar Okulu) kabul edildi. Orada Louis Lamothe ile birlikte çalıştı ve Ingres’nin tarzını takip etti. Temmuz 1856’da İtalya’yı ziyaret etti ve bu ülkede üç sene kaldı. O yıllar boyunca Michelangelo,Raphael, Titian ve Rönesans’ın diğer ressamlarının resimlerini kopyaladı. Akademik ve klasik sanat tekniklerini çalıştı ve bu konularda tecrübe kazandı.

1859 yılında İtalya’dan döndükten sonra Louvre’daki resimleri kopyalamaya devam etti. Orta yaşlarına kadar coşkulu bir kopyalayıcıydı. 1860’ların başında çocukluk arkadaşı Paul Valpinçon’uNormandiya’da ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında at resimleri çizmeye başladı. 1865 yılında ilk defa Paris Salonu’nda bir eseri sergilendi. Jüri, Scene of War in the Middle Ages isimli tablosunu seçmişti. Bu tablo sergide çok fazla ilgi çekmedi. Gelecek beş sene boyunca Paris Salonu’na resimleri kabul edildi. Fakat Degas daha fazla tarihi resim çizmek istemiyordu. 1866 yılında çizdiği “Jokeyin Düşüşü” artık daha çağdaş konulara eğileceğinin işareti gibiydi. Sanatındaki bu değişikliğin esin kaynaklarından biri de 1864 yılında Louvre’da resim kopyalama çalışması yaparken tanıştığı Édouard Manet idi.

Edgar Degas resimleri 

Dans Sınıfı,1873–1876

Edgar Degas dans sınıfı

New Orleans Pamuk Borsası, 1873

Edgar Degas pamuk borsası

 

The post Edgar Degas hayatı eserleri appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/edgar-degas-hayati-eserleri/feed 0
Adana hakkında bilgiler https://www.kisabilgi.org/adana-hakkinda-bilgiler https://www.kisabilgi.org/adana-hakkinda-bilgiler#respond Sun, 02 Feb 2014 09:37:54 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2481 ADANA HARİTASI ADANANIN KONUMU Adana, tarihte Batılılar tarafından daha çok Kilikya olarak bilinen Çukurova’ya bir giriş kapısı olarak hizmet eden Akdeniz’in kuzeydoğu kenarında bulunmaktadır. Bu geniş düzlük Toros Dağları’nın güneydoğusu boyunca uzanır. Adana’dan Çukurova’nın batısındaki Tarsus’a giden yol Toros Dağları eteklerindeki tepelerden geçer. Sıcaklık, her yükseltiyle beraber düşer, çünkü yol yaklaşık olarak 4000 m’lik bir rakıma ulaşır ve kayalıklı bir […]

The post Adana hakkında bilgiler appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
ADANA HARİTASI

adana nerede Adana_ilceleri

ADANANIN KONUMU

Adana, tarihte Batılılar tarafından daha çok Kilikya olarak bilinen Çukurova’ya bir giriş kapısı olarak hizmet eden Akdeniz’in kuzeydoğu kenarında bulunmaktadır. Bu geniş düzlük Toros Dağları’nın güneydoğusu boyunca uzanır.

Adana’dan Çukurova’nın batısındaki Tarsus’a giden yol Toros Dağları eteklerindeki tepelerden geçer. Sıcaklık, her yükseltiyle beraber düşer, çünkü yol yaklaşık olarak 4000 m’lik bir rakıma ulaşır ve kayalıklı bir geçit olan Gülek Boğazı’ndan geçer ve İç Anadolu düzlüklerine doğru devam eder.

Şehrin kuzeyini hidroelektrik santrali ve 1956 yılında yapımı tamamlanan Seyhan haznesi kuşatır. Baraj hidroelektrik kuvveti için yapılmış olup alçak Çukurova düzlüğünü sulamak amaçlıdır. Ovaya dökülen şehrin iki sulama kanalı, şehir merkezi boyunca doğudan batıya doğru geçer. Yüreğir Ovasını sulama amaçlı yapılan başka bir kanal da bulunmaktadır.

ADANANIN NÜFUSU

2012
Nüfus 2.125.635
Yüzölçümü 14.030 Km2
Rakım 23 m
İl Nüfus Yoğunluğu (km2) 153
İl Nüfus Artış Hızı ‰7.9
Erkek Nüfusu 1.061.264
Kadın Nüfusu 1.064.371
Akdeniz’deki Kıyı Uzunluğu 160 Km
İl/İlçe Merkezlerin Nüfusu 1.886.624
Belde / Köylerin Nüfusu 239.011
Büyükşehir Belediye Sayısı 1
İlçe Sayısı 15
Belde Sayısı 21
Belediye Sayısı 37
Köy Sayısı 467
Mahalle Sayısı 400

ORTALAMA ÖMÜR
Türkiye’de ortalama ömrün uzadığı görülürken, ortalama ömür 2003 yılında 70,9, 2005 yılında 71,3, 2008 yılında da 71,9 oldu. 2003 yılında kadınların ortalama ömrü 73,4 yıl iken, 2005’de 73,8, 2007’de 74,2, 2008 yılında da 74,3’e yükseldi.

adananın-nüfusu

ADANANIN TARİHİ

İlkçağda Adana, Anadolu’yu baştan başa geçerek Gülek boğazından Tarsus’a inen yol üzerinde bir konak yeriydi. Hitit tabletlerinden Hititler döneminde kent ve çevresinde Kizzuvatna Krallığı’nın egemen olduğu anlaşılmaktadır. Yöre, M.Ö. 16. yy’da Hitit Federasyonu’na, Hitit Devleti yıkıldıktan sonra Çukurova’da kurulan Kue Krallığı’na bağlandı. M.Ö. 9. yy sonlarına doğru Asur, M.Ö. 6. yy’da Pers, M.Ö. 333’te Büyük Iskender’in egemenliğine girdi. Iskender’in ölümünde (MÖ. 323) sonra da Selefkiler’e bağlandı. M.Ö. 66’da Romalı konsül Pompeius tarafından ele geçirildi. Roma ve Bizans dönemlerinde, elverişli konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi durumuna gelen 704’de Halife Abdülmelik tarafından Emevi topraklarına katıldı. Abbasi halifesi Harun Reşit eski ilkçağ kalesini (Adana kalesi) yeniden yaptırdı. IX. yy’da Adana Çukurova’nın önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumundaydı. Aynı yy’da Yazman adlı bir Türk komutan bölgeyi yarı bağımsız yönetti. Bölge daha sonra Mısır’daki Tolunoğulları’nın eline geçti.

Bizanslılar, Abbasiler’in zayıf düşmesinden yararlanarak 10. yüzyılın başlarında kenti yeniden topraklarına kattılar. Alparslan’in Malazgirt Zaferi’ni (1071) izleyen yıllarda Adana, Selçuklular’ın egemenliğine girdi (1083-1097). Bu dönemde Çukurova’ya Doğu’dan gelen bir çok Türk boyu yerleşti. 1097 Haçlı seferiyle Adana’da Selçuklu egemenliği sona erdi. 14. yy’in ilk yarısında Memluklular’ın eline geçen Çukurova’ya çok sayıda Türkmen oymağı yerleştirildi. 1352’de yöreye Memluklullara bağlı Türkmen Beylerinden Yüregiroğlu Ramazan Bey egemen oldu. Ramazanoğulları adını alan Beyliğin merkezi Adana’ydı. Ramazanoğulları’nın yönetiminde kent genişledi, camiler, hanlar, kamu binalarıyla süslendi. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adana’yı 1608’e kadar yine Ramazanoğulları yönetti.1672’de Adana uğrayan Evliya Çelebi kente ilişkin ayrıntılı bilgi verir. Adana, 19. yy’ın ortalarına doğru Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından ele geçiridi ve Mısır Ordusu’nun karargahı olarak kullanıldı. Londra antlaşmasıyla (1840) Osmanlılar’a geri verildi.1867’deki yönetsel düzenlemede vilayet oldu. 1886’da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Ermeniler’in 1909’daki ayaklanma girişimleri bastırıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve Bağdat demiryoluyla kent İstanbul ve Suriye’ye bağlandı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında 24 aralık 1918’de Fransız birlikleri, işbirlikçi Ermeni çeteleriyle Adana’yı işgal etti. Türk milis kuvvetlerinin şiddete direnmesi, işgalcilerin önemli kayba uğramalarına neden oldu. 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Itilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922’de Fransız işgal kuvvetleri kentten çekildi. Bu tarih, halen Adana’nin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

ADANANIN YÜZEY ŞEKİLLERİ

Adana ilinin kuzey ve doğu kesimleri dağlık, güney kesimleri genellikle ovalıktır. Kuzeyde Aladağlar ve Tahtalıdağlar, Orta Toroslar’ı meydana getiren dağların bir bölüğüdür: Toröslar’m en yüksek dorukları bu kesimde bulunur: Kaldı Dağı (3 734 ? m), Demirkazık Tepesi (3 728 m), Tahtalıdağ (3 054 m). Doğudaki dağlık kesim ise hemen hemen tamamı il sınırları içinde yer alan Amanos Dağları’ndan oluşur. Toroslar, Amanos Dağları ve Akdeniz arasında ise Adana Ovası yer alır. Burası, Türkiye’deki deniz düzeyine yakın düzlüklerin en büyüğüdür. Adana Ovası, Çukurova ve Yukanova olarak iki kısma ayrılır.
Çukurova, Adana şehrinin yakınından başlar, Seyhan ve Ceyhan ırmakları boyunca denize kadar uzanır. Yukarıova, Misis tepeleriyle Çukurova’dan ayrılır. Ceyhan Irmağı’nm yükan kesimi boyunca Kadirli, Kozan ve Osmaniye önlerine kadar uzanır.

ADANANIN İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

Adana, tipik Akdeniz iklimine sahiptir. Kışları ılık ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kuraktır. En yüksek sıcaklık 12 haziran 2012’de nemle birlikte 53,0 °C, nemsiz 45.7 olarak ölçülmüştür. En düşük sıcaklıksa 28 ocak 2012’de −6,3 °C olarak kayıtlara geçmiştir.

Alüvyonların getirdiği verimli toprakları nedeniyle senelerdir bir cazibe merkezi olan, ülkenin en verimli ovalarından Çukurova’da buğday, ayçiçeği, zeytin, nar, mısır, narenciye (portakal, turunç, mandalina ve limon), muz, kivi, baklagiller, şekerkamışı, patates, domates, biber, marul, lahana, soğan, pirinç, soya, pamuk, üzüm, yerfıstığı, bakla, börülce, fasulye, hıyar, badem, karpuz, kavun, yenidünya gibi birçok ürün üretilmektedir.Ama bu ürünlerin en önemlisi pamuktur. Üretim klasik sulama sistemlerinden, yağmurlama (damla sulama) teknolojisine geçilmektedir.

ADANANIN NÜFUS VE YERLEŞMESİ

Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1893 yılında yapılan nüfus sayımı sonucuna göre Adana merkezin nüfusu 70.702 kişidir. Bunun %82’sini Türkler, %14’ünü Ermeniler, %2’sini Rumlar ve %2’sini Katolik oluşturmaktaydı.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından gelen yardımlar ve başlayan endüstriyel yatırımlar ile büyüme sürecine giren Adana’nın merkez nüfusu, 2009 yılı TÜİK verilerine göre 1.563.545[38] kişiye ulaşmıştır. Adana nüfusunun %87’si şehirlerde, %13’ü ise köylerde yaşamaktadır

ADANANIN EKONOMİSİ

Tarım

Alüvyonların getirdiği verimli toprakları nedeniyle senelerdir bir cazibe merkezi olan, ülkenin en verimli ovalarından Çukurova’da buğday, ayçiçeği, zeytin, nar, mısır, narenciye (portakal, turunç, mandalina ve limon), muz, kivi, baklagiller, şekerkamışı, patates, domates, biber, marul, lahana, soğan, pirinç, soya, pamuk, üzüm, yerfıstığı, bakla, börülce, fasulye, hıyar, badem, karpuz, kavun, yenidünya gibi birçok ürün üretilmektedir.Ama bu ürünlerin en önemlisi pamuktur. Üretim klasik sulama sistemlerinden, yağmurlama (damla sulama) teknolojisine geçilmektedir.

Hayvancılık

Tarım ile birlikte hayvancılık da coğrafi koşulların imkan vermesiye Adana ekonomisine ülke ekonomisinin ortalamasının üstünde katkı sağlamaktadır. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yanı sıra, Akdeniz’e kıyısı bulunan Adana’nın ilçeleri Yumurtalık ve Karataş’ta deniz mahsülleri üretimi de önemli bir yer tutmaktadır.

Adana ili genelinde hayvan mevcudu ilin coğrafi durumu, iklim şartları ve tarımsal karakterine göre değişiklik göstermektedir. Ova kısımlarında tüm alanlar ekime ayrıldığından daha çok ahır hayvancılığı yapılmaktadır. Şehir merkezine yakın yerlerde besi hayvancılığı ve tavukçuluk, dağlık ve ormanlık yerlerde ise koyun ve keçi beslenmektedir.

Adana’dan komşu il ve ülkelere her zaman hayvan sevkiyatı yapılmaktadır. Bunun yanında %80 oranında Doğu Anadolu Bölgesi ve Güney Doğu Anadolu Bölgesinden canlı hayvan ve ürünlerinin girişi yapılmaktadır. Özellikle kurban bayramı döneminde bu oranın arttığı görülmektedir. Kaçak girişlerin engellenememesi sağlıklı değerlere ulaşılmasını zorlaştırmaktadır. [36]

Madencilik

Metalik madenler içinde krom, demir ve manganez, kurşun, çinko, enerji hammaddelerinden kömür ve endüstriyel hammadde kaynaklarından kuvars ve kuvarsit, kil, barit, kireçtaşı ve kum agregası ve pomza bu zenginliklerin başında gelmektedir.Krom madenciliğinde Türkiye genelinde 4. bölgeyi oluşturan Adana ili, komşu olduğu Mersin ve Hatay limanlan sayesinde önemli ihraç potansiyeline sahiptir.

Bugüne kadar maden ürünleri içinde Adana’ya en fazla döviz kazandıran kromitin son yıllarda düşen fiyatları sebebiyle şu anda durma noktasında görünmesine rağmen, yakın gelecekte kromitmadenciliğinde bir canlanma beklenmektedir.

İl içindeki ikinci derecede öneme sahip demir ve manganez de özellikle İsdemir için üretilmektedir. Son yıllarda yanlış politikalar yüzünden ithal cevhere yönelen İsdemir’in yerli cevhere gereken önemi vermesi kaçınılmaz olup, bu sektörde canlanma olacağı beklenmektedir.

Tufanbeyli ilçe sınırları içinde yer alan ve termik santral kurmaya uygun 300 milyon tondan daha büyük bir rezerve sahip ortalama 1100-1300 kcal/kg’lık linyit yatakları ihale aşamasındadır. Adana ili için yine önemli miktarda kuvars kumu ve kuvarsit yatakları bulunmuş olup, Mersin’deki Anadolu Cam Sanayi, İzocam gibi sanayi kuruluşlarına uzun süreli potansiyel yaratmaktadır.

Aynı şekilde kırmataş teknolojisine uygun çok fazla kireçtaşı ve beton agreası bulunan Adana’da çok iyi kalitede olmasa da ihtiyaçları fazlasıyla karşılayacak kil yatakları da mevcuttur. Adana il sınırları içinde Türkiye rezervinin %7,4’ünü oluşturan pomza yatakları da geleceğe yönelik önemli bir hammaddedir.

Sonuç olarak 21. yüzyıla girerken Adana madencilik sektöründe de iddialı olabilecek ve ülke ekonomisine katkılar sağlayacak potansiyele sahiptir. Enerji açığını kapatmak amacıyla çevre dostu domestik yakıt üretimine elverişli kaliteli kömür ithalatı da Adana il sınırları içerisindeki Toros Gübre ve Kimya Sanayi limanından gerçekleştirilmektedir. [37]

Ulaşım

Demiryolu

Adana’ya ilk demiryolu hattı İngilizler tarafından 1886 yılında kurulmuştur. Adana-Mersin arasındaki hatta günümüzde dizel lokomotifli trenlere ilaveten, raybüs ve DMU tipi hızlandırılmış banliyö trenleri çalışmakta olup, Adana-Mersin arasında günde karşılıklı 27’şer tren sefer yapmakta ve seyahat süresi 45 dakikaya inmiştir. Anahat trenleri olarak ise; İstanbul Haydarpaşa’ya İç Anadolu Mavi Treni; Ankara’ya Çukurova Mavi Treni, Kayseri’ye Erciyes Ekspresi ve Elazığ’a da Fırat Ekspresi yolcu taşımaktadır.

Karayolu

Otoyolla Adana’dan Ankara, Mersin, Gaziantep ve Hatay yönünde ulaşım mümkündür. D-400 Karayolu ve milletlerarası TEM otoyolu ile Adana`ya ulaşılır. Ankara’dan Aksaray, Pozantı üzerinden 472 km, İzmir’den Afyon-Konya-Ereğli üzerinden 873 km, İstanbul’dan Bolu, Ankara, Aksaray-Pozantı rotasıyla 909 km sonra Adana`ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km olan otobüs terminalinden Türkiye`nin her yerine otobüs seferleri düzenlenmektedir.

Havayolu

Şehrin hava ulaşımı, 1937 yılından bu yana Şakirpaşa Havalimanı’ndan sağlanır. İç ve dış hat seferlerinin gerçekleştiği Adana Havalimanı, Türkiye’de yolcu taşınması sıralamasında 7. sırada yer almaktadır. Havalimanı iç hatlardan İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen ile Ankara-Esenboğa, İzmir, Antalya ve Trabzon’a; dış hatlardan KKTC-Lefkoşa ve Almanya’nın bazı şehirlerine direkt uçuşlar düzenlenmektedir. Şehirde ayrıca askerî gayeli olarak kullanılan İncirlik Havaalanı’da bulunmaktadır.

Denizyolu

Adana il sınırları içerisinde milletlerarası petrol ve yük taşımacılığına açık Botaş Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.

Şehir içi ulaşım

Şehir ulaşımında, Büyükşehir Belediyesi Otobüsleri ve özel halk otobüsleri, dolmuşlar ve taksiler kullanılmaktadır. Ayrıca 14 km güzergahı ve bunun üzerinde 13 istasyonu bulunan Adana metrosu, 2010 yılında hizmete açılmıştır. 2007’den bu yana Adana Büyükşehir Belediyesi Otobüsleri, özel halk otobüsleri ve Hafif Raylı Sistemi/Metroda Kentkart akıllı bilet kartları kullanılmaktadır. Adana Büyükşehir Belediyesi, 229 otobüsten oluşan bir filoyla şehir içinde hizmet vermektedir.

Ticaret

Güney Türkiye’deki önde gelen ticari merkezlerden biri olan şehir birçok şirketin ve kamu kuruluşunun bölgesel müdürlüklerine ev sahipliği yapmaktadır. TÜYAP Sergisi ve Kongre Merkezi fuarlar ve iş konferanslarına ev sahipliği yapmakla birlikte şu anda Çukurova’daki iş meseleleri konusunda ana buluşma noktasıdır.[30] Akademiye yönelik 2000 koltuklu Alper Akınoğlu Kongre Merkezi 2012 yılında Çukurova Üniversitesi kampüsüne açılması beklenmektedir.[31]

Adana Ticaret Odası (ATO) 1894 yılında pamuk ticaretine rehberlik etmek ve düzenlemek için kurulmuş olup Türkiye’deki ilk ticaret odalarından biridir. Günümüzde bu ticaret odası 25,000’den fazla şirket üyesi, ve buna ek olarak iş hisseleri ve onlar adına destekçilere sahiptir.[32] Adana Ticaret Borsası, 1913’te kurulmuş olup tarım ürünlerinin çiftlik hayvanlarının ticaretini güvenli ve açık bir biçimde düzenlemekle sorumludur. Borsanın şu anda 1350 üyesi vardır ve Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nun karşısında bulunmaktadır.[33]

Turizm endüstrisi Seyhan Nehri’nin her iki yakasına ve şehir merkezine inşa edilmekte olan birçok otelle beraber gelişmektedir. Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerinin sahil bölgelerinin Enerji merkezli Sanayi Bölgeleri olarak kabul edilmesi Adana’yı otel inşası konusunda cazip bir noktaya taşımıştır. 4200 misafir kapasiteli 29 otel iki yıl içinde ikiye katlanacaktır; otel yataklarının toplam sayısı 8400’e yükselmektedir.[34] Şu anda şehrin 5 yıldızlı otelleri olan Hilton, Seyhan ve Sürmeli Otelleri şu anda inşa halinde olan nehrin yakasındaki Sheraton ve Türkmen, şehir merkezindekiRamada ve Divan otelleri, şehrin batı ucundaki Anemon otelleri tarafından tamamlanacaktır.

ADANA TURİZM VE TARİHİ YERLER

ADANA ETNOGRAFYA MÜZESİ : Kuruköprü mevkiindedir. Müzede Türk ve İslam dönemi eserleri sergilenmektedir.

ADANA ATATÜRK MÜZESİ : Atatürk’ün 15 Mart 1923’te misafir olduğu Tepebağ’ da 19. yy.’ da yapılmış kagir bir yapıdır. 1981′ de müze olarak halkın ziyaretine açılmıştır.

ADANA ARKEOLOJİ BÖLGE MÜZESİ : Adana merkezinde E-5 karayolu üzerinde bulunan müze 1924 yılında kurulmuştur. Çukurova’ nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Mersin Yumuktepe, Tarsus Gözlükule ve Misis kazısı buluntularını da bünyesinde topladığından aynı zamanda bölge müzesidir.

ULUCAMİ : Ramazanoğulları döneminde Halil Bey tarafından 1507 yılında yaptırılmıştır. Sekizgen gövdeli minaresi, çift renkli taşları ve İznik çinileri ile ünlüdür.

ULUCAMİ MEDRESESİ : Ramazanoğlu Piri Bey tarafından 1540 yılında yaptırılmıştır.

RAMAZANOĞLU KONAĞI : Türkiye’ nin en eski ev örneklerindendir. 1495 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır.

ADANA SABANCI MERKEZ CAMİİ:  65.000 m2 arsaya inşaa edilen ve içerisinde 18 bin 500 kişinin ibadet edebildiği modern bir camiidir. Daha fazla bilgi almak için resme tıklayınız.

ÇARŞI HAMAMI : Ramazanoğlu Piri Bey tarafından 1529 yılında yaptırılmıştır.

RAMAZANOĞLU ÇARŞISI : 15. yy.’ da kurulan çarşı, tarihi İpek yolu üzerinde, ADANA’ nın en canlı ticaret merkezi olmuştur.

BÜYÜKSAAT KULESİ : Vali Abidin Paşa tarafından 1881 yılında yaptırılmıştır. Tamamı kesme taştan olan kule 32 metre yüksekliğindedir.

 

TAŞKÖPRÜ : Seyhan Nehri üzerinde bir Roma devri saheseri olan köprü, M.S. 4. yy.’ da mimar Auxentios’ a yaptırılmıştır.

YAĞ CAMİ : 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır. Cami, tonoz örtülü, beş sahanlı ve kesme taştandır. En gösterişli yeri anıtsal taç kapısıdır.

HASANAĞA CAMİSİ : 1558 yılında Ramazanoğlu Piri Bey tarafından yaptırılmıştır. Alidede semtindedir.

BEBEKLİ KİLİSE : Tepebağ ‘da 1880 ‘li yıllarda ST. Paul adına yaptırılmış, İtalyan Katolik kilisesidir.

 

ESKİ ADANA MAHALLELERİ VE EVLERİ : Bugünkü adlarıyla Alidede, Sarıyakup, Tepebağ and Türkocağı mahalleleridir. Bu mahallelerin doğusunda Yağ Cami (1501), Hasanağa Cami (1558), Alidede Cami (1704) ; batısında Irmak Hamamı (1600), günayde Yeni Hamam (1720), Şeyh Zilfo Camisi (1844), Alemdar Camisi (1748); kuzeyde Ağca Mescit (1409), Kemeraltı Camisi (1915) Yeşil Mescit (1753) ve Taşköprü yer almaktadır. Eski ADANA evleri yıkılmışsa da 169 kadarı ayaktadır. Bu evler Akdeniz Bölgesi’ inin özel karakteri ile Türk evi plan tiplerinde görülen genel karakterin sentezidir. Evler, saçakları geniş, cepheleri çıkmalı, cumbalı ; pencereler, dirtdörtgen ve panjurlu ; kapıları kemerlidir.

MİSİS (MOPSUHESTIA) ÖREN YERİ : İlimizin önemli antik yerleşim yerlerinden Ceyhan Nehri kenarında tarihi İpek Yolu üzerinde kuruludur. Misis, Roma, Bizans, Memluk, Ramazanoğulları, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde gerek ulaşım, gerekse zengin tarım alanlarından ötürü önemli bir kent olmuştur. Günümüze Misis Köprüsü, Mozaik Müzesi, ve su yolu kemerleri kalmıştır.

MİSİS MOZAİK MÜZESİ : Çeşitli hayvan tasvirleri yer alır. Müze, ören yerlerinden ve Adana Arkeoloji Bölge Müzesi’ nden getirilen diğer mozaiklerle zenginleştirilmiştir.

YILANKALE : Çukurova’nın haçlı işgali döneminde 12. yüzyılda Ceyhan Nehri kenarındaki tepeye yapılan Yılanlı Kale; bulunduğu doğal kayalıkla bütünleşen sağlam surları, kale meydanına üç kapıdan sonra ulaşılabilmesi ve kapıları birbirine bağlayan portatif merdivenler kullanılması nedeniyle fethedilmesi oldukça zorlaştırılmış bir yapı. 1352’den itibaren terk edilen kalenin adı Kovara’ymış. Ancak Evliya Çelebi 17. yüzyılda yörenin Şahmaran efsanesinden esinlenerek, kaleye Şahmaran adını vermiş. Sonraları da Yılanlı Kale adını almış. Anavarza, Tumlu ve Kozan Kaleleri’nin görüş alanı içindeki Yılanlı Kale’ye dik kayalar ve patikalar arasından tırmanış yarım saat sürüyor. Kale eteğine kurulan “Yılankale Turistik Tesisleri”nden rehber alabiliyor, ayrıca yiyecek ve içecek ihtiyacınızı karşılayabiliyorsunuz.İsminin kalede yaşayan Şahmaran adında yılanları eğiten  birinden geldiği söylenir. Adana Ceyhan Karayolu 35. km sindedir.

CEYHAN-SİRKELİ MUVATTALİ KABARTMASI : Eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde Sirkeli köyündedir. Muvattali kabartması, Anadolu’ nun en eski Hitit kabartmasıdır.

 

KURTKULAĞI KERVANSARAYI : Ceyhan’ ın Kurtkulağı beldesindeki kervansaray, eski Adana – Halep ticaret yolu üzerindedir. Osmanlı padişahı 3. Ahmet’ in fermanıyla 1693′ te Hüseyin Avni Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kervansarayda yörenin etnoğrafik eserleri sergilenmektedir.

 

YUMURTALIK : Antik Klikya’nın en önemli liman kentinde Ayas Kalesi,Atlas Kalesi, Süleymaniye Kulesi, Marko Polo iskelesi ve deniz mağaraları, görülecek yerlerin başında geliyor. Lacivert denizi Adanalılar’a nefes aldırırken, güneşin batışını izlemek büyük keyif veriyor.Yumurtalık, balıkçı barınaklarıyla deniz ve yat turizmi açısından sınırsız imkanlara sahip.

KARATAŞ : Karataş, Antik Kilikya döneminden kalma Atehama tapınakları ile ünlüdür. Yazları Adanalıların tatillerini geçirdiği önemli bir kıyı ilçesidir.

AKYATAN – AĞYATAN GÖLLERİ : Akyatan ve Ağyatan göllerindeki kuş cennetleri, değişik kuş türleriyle görülmeye değerdir. Akyatan gölü Lagün mevkiinde Caretta Caretta ve Green Turtle kaplumbağa türleri bulunmaktadır. Ayrıca Tuzla, Karataş dalyanı ve Yelkoma dalyanında çeşitli balık türlerini bulmak mümkündür.

KOZAN KALESİ VE HOŞKADEM CAMİSİ : Kozan Kalesi (Sis) tarihi yol üzerinde stratejik yönden önemli bir konumdadır. 9 yy. ‘da Abbasiler’ in eline geçmiş, 11 yy. ‘da Selçuklu’ ların, sonra Haçlılar’ ın ve 1187′ de Ermeni Prensliği’ nin eline geçmiştir. her üç yılda bir yapılan vaftiz yağı çıkarma törenleri nedeniyle Hıristiyan dünyasının önemli merkezlerinden olmuştur. 1448 yılında Mısır Hükümdarı tarafından yaptırılmış olan Hoşkadem Camisi oldukça görkemli yapıdır. tek şerefeli minaresi, iki dilimli, çift renkli taştan yapılmış portaliyle tipik bir Memluk yapısıdır. Adana’ dan uzaklığı 72km. dir.

ANAVARZA ÖREN YERİ  : Kuruluş tarihi belli olmayan antik kent M.S. 408 yılında Klikya’ nın başkenti olmuştur. 8.yy.’ dan itibaren pek çok devlet arasında el değiştiren, Anavarza, bir süre Ermeni Prensliği’ nin merkezi olmuştur. Antik kentin kenarında birden yükselen bir tepe üzerindeki Anavarza Kalesi ovadaki diğer kalelerin merkezini teşkil eder. Ören yerinde ayakta kalan kalıntılardan ; surlar, zafer takı, kale, sütunlar, yol ve bekçi evi önündeki mozaikli iki havuz ziyaretçilerin ilgisini çeken eserlerdir. Adana’ dan uzaklığı km. dir. Adana Kozan Karayolu  72. km. sindedir.

ŞAR ÖREN YERİ : Tufanbeyli ilçemizin 20 KM. kuzaydoğusunda Hitit’ lerin dini merkezi konumundaki antik bir şehirdir. Roma’ lılar döneminde Comana adı verilen bu bölgeye Türkler Şar adını vermişlerdir. Roma’ lılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans Kilise kalıntısı , ana tanrıça tapınağının kapısı olan Alakapı, antik şehrin ayakta kalan eserleridir. Şar Adana’ nın önemli tarih turizmi eserlerindendir.  Adana Tufanbeyli Karayolu  196. km. sindedir.

ALADAĞ-AKÖREN ÖREN YERİ : Toroslar üzerinde Aladağ ilçesinin Akören beldesindedir. Kalıntıların Roma dönemine ait olduğu tespit edilmiştir.

YAYLALAR : İlimizin turizm açısından önemli kesimlerinden birisi de Toroslar ve Anti – Toroslar arasında kalan, görece az eğimli tüm yamaç alanlar, alternatif turizm çeşitlerinden yayla turizmine çok elverişlidir. Adana’ da gerek kültürel, gerekse de mikro klimatik nedenlerden dolayı yaylaya çıkma geleneği ifade ettiğimiz alanlarda, yerleşme bölgelerinin oluşmasına neden olmuştur. Buralar yayla turizmine çok uygun kesimleri oluşturmaktadır. Bunlardan Tekir, Bürücek, Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Kızıldağ, Meydan en ünlüleridir.

MESİRE YERLERİ : Kozan ilçesine 10 km. Adana’ ya 90 km. uzaklıkta Dağılcak orman içi mesire yeri 10 hektar genişliğindedir. Karaisalı ilçesine 11 km. Adana’ ya 56 km. uzaklıkta olan Çakıt çayı üzerinde bulunan Çakıt suyunun 300 m. batıp çıktığı, düden teşkil eden Yerköprü, ayrıca tabii gölleri ve kaynaklarıyla eşsiz bir dinlenme yeridir. Adana il merkezine 79 km. Pozantı ilçesine ise 10 km. uzaklıkta olan Belemedik mesire yerine günübirlik gidilebilir.

ADANA FOLKLORÜ

Çok değişik uygarlıkların yaşamına sahne olan Çukurova’da “Folklor”un da zengin olması doğaldır.Tarihin çok eski çağlarında yaşayan medeniyetlere ait folklor ürünlerinin hangilerinin bugüne kadar yaşadığı, hangilerinin folklor verimi ile bütünleştiğini saptamaya olanak yoktur. Yöre Türk folklorunun tarihi başlangıcını da 7. yüzyıl olarak söylemek doğru olur.
Anadolu folklorunun genel karakteristiği yöre folklorunda da, bazı değişikliklerle aynen görülmektedir.
İklim, iş bölümü, gelenek ve görenekler, folklorun bölge içinde diğer bölgelere göre başkalaşmasına önemli ölçüde etken olmuştur.
Şölen, av folkloru ile bu yaşam biçimine uygun giyim, özgür yaşam tavrı bu etkilerle oluşmuş önemli folklor özelliklerindendir.
Adana köylerinin bir kısmında hakim olan giyim tarzı, düğünler, cirit, güreş, sinsin gibi oyunlar varlıklarını devam ettiren folklor özellikleridir.

HALK OYUNLARI

Asırlardır değişik kültürlere ev sahipliği yapan Adana’nın halk oyunlarında bu kültürlerin izlerini kolayca görmek mümkündür.
Adana’da halay dışında oynanan halk oyunları şunlardır:
Ağırlama, lorke, kaba, şirvani, yağlı kenar, acem (Kız isteme), Adanalı, gürgenin gazeli, Adana köprübaşı, topal kız, üçayak, kırıkhan, sarhoş, ceylan garibi, gel gel, çiftetelli, sinsin, solak, köroğlu, kürdün kızı, halebi, serçe, hasan dağı, pekmez, temirağa, kına (Kız anası), dama vurdum bir tepik, depki halayı, hoş bilezik, mengi, üçlü kaba, kozanoğlu, sallama.

ADANANIN YEMEKLERİ

Dünyanın en önemli mutfaklarından biri olarak kabul gören ve geleneksel Türk ve Akdeniz Mutfağının birçok özelliğini içerisinde barındıran Adana mutfak kültüründe; acı, ekşi, narenciye, deniz ürünleri, zeytinyağı ve yeşillikler sıkça kullanılmaktadır. Adana Mutfağı’nda et oldukça önemli bir malzemedir ve mutfak ürünlerinin çoğunda et kullanılmaktadır. Adana Mutfağı’nın en ünlü yemeği tabiki lezzetiyle bağımlılık yapan, dünyaca meşhur Adana Kebap’tır. Kebap, genellikle bol salata çeşidinin yanı sıra yanında şalgam ile tüketilir. Son yıllarda Adana Kebabı Adana Ticaret Odası tarafından tescillenmiş ve restoranlarda Adana Kebabı olarak kebap satılmasına çeşitli hijyen ve lezzet standartları getirilmiştir. Adana Mutfağı’nın diğer ünlü yemekleri ise şunlardır:

  • Analı Kızlı
  • Kabak Çintme
  • Şalgam suyu
  • Karakuş Tatlısı
  • Bici Bici (buz ve nişasta ile yapılan tatlı)
  • KarsambaçÇamlıyayla (karlı tatlı)
  • Yüksük Çorbası
  • Kısır
  • Mahluta çorbası
  • Sıkma

ADANANIN MÜZİKLERİ

Adana ve İlçelerinde kırık havalardan ziyade uzun havalar rağbet görür. Kozan ve İmamoğlu yöresinde bozlakların harman olduğu yer olarak bilinir. Daha çok Karacaoğlan (Türkmen) ve Dadaloğlu (Afşar Bozlağı) havaları okunur. Feke, Saimbeyli ve Tufanbeyli yöresinde daha çok Kayseri ve Orta Anadolu havalarının etkisi görülür. Karaisalı, Aladağ, Pozantı’da kırık havalar, Topuk havası veya Henk havası bilinir. Topuk Havaları ezginin hareketli ve oynak olduğunu, Henk Havası ise genelde kadınların düğünlerde leğençe çalarak söyledikleri ezgi olarak bilinir. Yeşillim ve Gide Gide Bir Söğüde Dayandım en yaygın olanıdır. Ceyhan, Yumurtalık, Karataş İlçelerinde bozlak, kırık ve uzun havalar yaygındır. Adana Merkezinde ise göçlerden dolayı kozmopolit bir kültürün oluşmasını sağlamıştır. Bu nedenle yöre türkülerinin merkezi haline gelmiştir. Ayrıca ağıtlar önemli bir yer tutar, savaş, kıtlık, yokluk, ayrılan sevgililer için söylenir. “Ne Karaymış Şu Alnımın Yazısı”, “Karabahtım Kem Talihim”, “Şu Dünyada Üç Nesneden Korkarım”, “Yalandır Şu Dünyanın Ötesi”, “Yalan” ve “Ala Geyik Gibi Boyun Sallarsın” önemli halk türküleridir.

The post Adana hakkında bilgiler appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/adana-hakkinda-bilgiler/feed 0
Ahmet Haşim Hayatı Eserleri ve Ebedi Kişiliği https://www.kisabilgi.org/ahmet-hasim-hayati-eserleri-ve-ebedi-kisiligi https://www.kisabilgi.org/ahmet-hasim-hayati-eserleri-ve-ebedi-kisiligi#comments Sun, 19 Jan 2014 11:38:15 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2478 Ahmet Haşim Hayatı Eserleri ve Ebedi Kişiliği hakkında kısa özet bilgi   Ahmet Haşim (Doğumu 1884- Ölümü 1933) 1884 yılında Bağdat’ta doğan Ahmet Haşim,  sembolizmin öncülerinden olan Türk şairdir. Fecriati topluluğu dağıldıktan sonra da edebî anlayışını değiştirmeden sanat hayatına devam etmiştir. Sembolizmin edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi olan sanatçı, Cenap Şahabettin’in sadece müziği ve ahengi ön plan […]

The post Ahmet Haşim Hayatı Eserleri ve Ebedi Kişiliği appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Ahmet Haşim Hayatı Eserleri ve Ebedi Kişiliği hakkında kısa özet bilgi

Ahmet-Haşim

 

Ahmet Haşim (Doğumu 1884- Ölümü 1933)

1884 yılında Bağdat’ta doğan Ahmet Haşim,  sembolizmin öncülerinden olan Türk şairdir. Fecriati topluluğu dağıldıktan sonra da edebî anlayışını değiştirmeden sanat hayatına devam etmiştir. Sembolizmin edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi olan sanatçı, Cenap Şahabettin’in sadece müziği ve ahengi ön plan çıkaran sembolist şiir anlayışına semboller ve hayal unsurlarını kullanmayı da ekleyerek şair, şiirlerinde bunu başarıyla uygulamıştır.

Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili görmüş ve bu yaşamında Arapçayı öğrenmiştir. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul’a gelmiş ve Galatasaray Lisesi’ne gitmiştir. I. Dünya Savaşı’ndaki askerliği (1914-1918) sırasında Anadolu’nun çeşitli yerlerini görme fırsatı bulmuştur. 1924′te Paris’e, 1932′de de hastalığı sebebiyle Frankfurt’a gitmiştir. Daha sonra buradaki yaşamını “Frankfurt Seyahatnamesi” adlı eserinde anlatmıştır. Ahmet Haşim’in sanat ve edebiyata olan ilgisi Galatasaray Lisesi’nde başlar. 4 Haziran 1933 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Edebi Kişiliği

Bilinen ilk manzumesi “Leyâl-i Aşkım” 1901′de “Mecmua-i Edebiyye”de yayınlandı. Bu dönemde Muallim Naci, Abdülhak Hâmid, Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin’in tesiri altında kalmıştır. Son sınıfta iken Fransız şiirini ve sembolistleri tanıdı. Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı. 1905-1908 yılları arasında yazdığı ve daha sonra Piyâle kitabına aldığı “Şii’r-i Kamer” serisindeki şiirleri hayal zenginliği, iç ahenkteki kuvvet ve büyük telkin kabiliyeti ile dikkat çekti ve beğenildi.

Şiirleri o güne kadar alışılmış biçimlere benzemediği için bazı kesimlerden tepki ve eleştiri alan Ahmet Haşim, bu tepki ve eleştirileri “Piyale” kitabının girişinde cevaplar, “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” başlığıyla verdiği bu cevaplar aynı zamanda sanatçının kendi şiir görüşünün de bir açıklamasıdır. Ahmet Haşim bu yazısında şiiri şöyle tanımlar: “fiiir bir hikâye değil, sessiz bir şarkıdır; şair de ne bir gerçek habercidir, ne güzel konuşan insan, ne de bir kanun koyucudur.”

1909′da kurulan Fecriati topluluğuna girmiştir. “Edebiyatı ideolojinin değil, estetiğin emrine vermek” prensibinden hareket eden Fecriati topluluğunun yayın organı olan Servet-i Fünûn dergisinde şiirleri yayımlanmıştır. Servetifünun Edebiyatına yapılan hücumlara makaleleriyle katılmıştır. 1911′de yayımlanan Göl Saatleri adlı şiirleriyle haklı bir şöhret kazanmıştır. Fecriati dağıldıktan sonra siyasî ve edebî akımların dışında kendisine has bir şiir ve nesir anlayışının tek temsilcisi olarak kalmıştır. Milli Edebiyat döneminde eser vermeye devam eden sanatçı, Yahya Kemal’le birlikte “saf (öz) şiirin” de en önemli temsilcisi olur.

Eserleri:

Şiirleri

Ağaç

  • Akşam yine toplandı derinde
  • Bahçe
  • Bir günün sonunda arzu
  • Bir Yaz Gecesi Hatırası
  • BülBül
  • Gece
  • Gelmeden Evvel Geldin Birlikte
  • Havuz
  • Karanfil
  • Karanlık
  • Kari’e
  • Mehtabda Leylekler
  • Merdiven (Popüler)
  • Mukaddime
  • O belde
  • O Eski Hücreye Benzer ki
  • Orman
  • öğle
  • Parıltı
  • Seher
  • Sonbahar
  • Süvari
  • Şafakta
  • Şairsiz Dünya
  • Tahattur
  • Yarı Yol
  • Bize Göre (1928)
  • Frankfurt Seyahatnamesi (1933)

Nesirleri

Gurabahane-i Laklakan (1928)

  • Bize Göre (1928)
  • Frankfurt Seyahatnamesi (1933)

The post Ahmet Haşim Hayatı Eserleri ve Ebedi Kişiliği appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/ahmet-hasim-hayati-eserleri-ve-ebedi-kisiligi/feed 1
Elektrikli aletlerin keşfinden sonraki günümüzde ki yaşam https://www.kisabilgi.org/elektrikli-aletlerin-kesfinden-sonraki-gunumuzde-ki-yasam https://www.kisabilgi.org/elektrikli-aletlerin-kesfinden-sonraki-gunumuzde-ki-yasam#respond Tue, 14 Jan 2014 19:47:56 +0000 http://www.kisabilgi.org/?p=2474 Elektrikli aletlerin keşfinden sonraki günümüzde ki yaşam nasıldı kısa özet bilgi araştırma Elektrikten aletlerin keşfinden sonraki günümüzde ki yaşam Elektriğin keşfedilmesi insanın günlük hayatında köklü değişikliklere neden oldu. Bunu daha iyi anlamak için elektriğin keşfinden önce ve elektriğin keşfinden sonraki yaşamı incelemek gerekir. Gelişen teknolojinin gündelik yaşamda yarattığı kolaylıklar ortada. Örneğin televizyon,telefon,sağlık hizmetleri  vs. gibi yüzlerce alanda değişmeler oldu. Yani yaşam daha birkolaylaştı. Elektriğin keşfinden  önce tüm işler insan gücü kaynaklı yapılmaya çalışılırken elektriğin keşfinden sonra her şey otomasyon temelli olarak yapılmaya başlandı. Elektriğin Hayata Katkıları İletişim, haberleşme, ulaşım, sağlık, eğitim vs. […]

The post Elektrikli aletlerin keşfinden sonraki günümüzde ki yaşam appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
Elektrikli aletlerin keşfinden sonraki günümüzde ki yaşam nasıldı kısa özet bilgi araştırma
elektrikli aletler

Elektrikten aletlerin keşfinden sonraki günümüzde ki yaşam

Elektriğin keşfedilmesi insanın günlük hayatında köklü değişikliklere neden oldu. Bunu daha iyi anlamak için elektriğin keşfinden önce ve elektriğin keşfinden sonraki yaşamı incelemek gerekir. Gelişen teknolojinin gündelik yaşamda yarattığı kolaylıklar ortada. Örneğin televizyon,telefon,sağlık hizmetleri  vs. gibi yüzlerce alanda değişmeler oldu. Yani yaşam daha birkolaylaştı.

Elektriğin keşfinden  önce tüm işler insan gücü kaynaklı yapılmaya çalışılırken elektriğin keşfinden sonra her şey otomasyon temelli olarak yapılmaya başlandı.

Elektriğin Hayata Katkıları

İletişim, haberleşme, ulaşım, sağlık, eğitim vs. neredeyse bütün alanlara kadar uzanan bir yelpazede elektriğin etkisi vardır.Her madde elektrik yüklüdür. Elektrik olmasa maddeler birbirleriyle etkileşime giremezlerdi.

Elektriğin belki de en büyük getirisi, boşa giden, verimsiz geçen akşam saatlerini ve geceleri de insanın birşeyler üretebileceği şekle getirmiş olmasıdır.Yapay güneşlerimiz var artık her yerde ve geceler de gündüzler kadar anlamlı.Elektrik, bir çağı kapatacak kadar tarihe damgasını vurmuş, milyonlarca kıvılcımın kaynağı ve özü olmuştur.

Elektrik Enerjisinin Kullanım Alanları

Elektrik dünyada en yoğun kullanılan enerji türüdür. Buna karşı kullanımı kolay üretimi ise çok zahmetlidir.Elektrik üretilen yerlere elektrik santralleri denir.

Elektrik bakır gibi iletken bir telin manyetik alan içinde hareket ettirilmesi ile sağlanır.

Elektrik enerjisi. Hareket ses ,ısıtma, soğutma,ses üretme gibi değişik teknolojilerde kullanılır.

Kısaca elektrik enerjisi, diğer enerji türlerine dönüşebilir.   Hareket enerjisine dönüşür, Isı enerjisine dönüşür ,sese dönüşür,ışığa dönüşür.

Elektriğin Getirdiği Kolaylıklar

1-Gün boyu üretim yapılabilir.
2-İşler daha hızlı ve nitelikli olur.
3-Zamandan kazanılır.
4-Dünyanın her yerinden anında haber almamızı sağlar.
5-Ulaşımın rahat güvenli ve hızlı olmasını sağlar.
6-Yaşamımızda rahatlık sağlar.
7-Çeşitli dinlenme ve eğleme olanakları sağlar.

The post Elektrikli aletlerin keşfinden sonraki günümüzde ki yaşam appeared first on Kısa Bilgiler.

]]>
https://www.kisabilgi.org/elektrikli-aletlerin-kesfinden-sonraki-gunumuzde-ki-yasam/feed 0